24 Ekim 2018 Günü Boğa Burcunda Gerçekleşecek Olan Dolunay: İlişkiler için Belirleyici Dönemeç4 Dk. Okuma

Anlık netlik anlarına eşlik eden; sezgileri keskin, habercisi bol bir Ekim ayından geçiyoruz. İlişkilerde ve maddi akışta yavaşlama, pürüzler, sorgulamalar ve verilmiş tüm büyük kararlara dair irdelemeler tüm hızıyla sürüyor. An geliyor; geçmişin dersleri beliriyor önümüzde. Kalan zamanlarda ise zaten gelecek işaretleri her yerde.

Venüs retrosu; inkar etmesi ve görmezden gelmesi zor, güçlü bir enerjiyle geldi. Bakmasını bilenler için, bilme halleri an be an keskinleşiyor. Geçmiş ilişkiler, eski sevme ve değer verme biçimleri yeniden kapıyı çalıyor mu bilinmez; ancak bu noktalarda alınacak derslerin şekillendireceği gelecek her zamankinden daha vaatkar bir olasılık içeriyor denilebilir.

Önümüzde açılan bu yeni perspektif içerisinde; ama tuhaf bir geçmiş derlemesi içerisinde askıda beklemeye devam eden bizler için; 24 Ekim 2018 günü Boğa burcunda gerçekleşecek olan dolunay ise, ilişkiler dünyamızı beklenmedik gelişmelere gebe kılmak üzere ilginç bir dalgalanmayla geliyor.

Dolunay, Boğa-Akrep aksının ilk derecelerinde gerçekleşiyor. Normal şartlar altında Ay, Boğa burcunda sevdiği ve kendini en rahat hissettiği konumda. Ancak, Venüs’ün tam karşıtlığın öte aksında, Güneş’in yanında ve sevmediği bir burçta yer alıyor oluşu; özellikle ilişkiler ve maddi konulardaki dengeler açısından oldukça düşündürücü.

Genel gezegen seyirlerindeki Akrep enerjisi yoğunluğu; kendimizi daha güvensiz, takıntılı, kontrole ihtiyaç duyan bir modda hissetmeye açık olduğumuzu söylüyor. Sanki içerimizde bir kazan kaynıyor da; kendimize sakladığımız gizli saklı ne varsa yavaş yavaş pişmekte olan bir duygu yoğunluğuna katılıyor usul usul.

Tam da bu nedenle, dolunay sürecince başrolü oynayacak olan Uranüs’e bolca dikkat. Zira bu süreçte şapkadan ne çıkacağı belli değil. Kendi doygunluk sınırına ulaşmış konularda, bir seviyeyi aşıp kendi özgürlüğümüze, yeni bir ihtimale, kayalıkların ilerisinden taze bir uzam kazanan bir düzlüğe çıkıvermemiz işten değil. Bitmesi gerekip sürüncemede kalan, bir görünüp bir kaybolan, tam olacakken olamayan bağlanma biçimlerinden iki tarafı da bir cesaret azat edebilmemiz de.

Velhasıl bu dolunay ilişkiler için rastgele bir dönemeç değil. Olması gereken olacak. Ve bu oluş sırasında denklemin girdileri belliyse de çıkacak sonuçlar açısından pek çok etkiye aynı anda açığız. Hem geçmiş karmamız hem kişisel iradelerimiz hem de tahayyül edebildiklerimizin sınırları yeni gelecek olasılıkları belirleyecek olan.

Gücümüzü de, dilediğimiz geleceği de, kimlerle ne şekilde bir arada olacağımızı da seçecek olan biziz. Seçeceğiz ki; yaklaşan Satürn-Plüton kavuşumu inşanın seyrini materyal düzlemde sabitlesin. Bu anlamda yıl bitmeden yapacağımız seçimler önemli. Seçimleri yaparken de takıntılı bir biçimde odaklamak yerine; aklımızı ferah içimizi bir nebze hafif tutmak işe yarayabilir.

Bu dönem için yapılabilecek bir diğer önemli hatırlatma; ne olursa olsun bildiğinize güvenmeniz gerektiği. İzlere, işaretlere, rüyalardaki gizli bilgilere, önemsiz görünen küçük habercilere dikkat edin. Bu retronun tuhaf bir keskinliği var ve akla uzak gelse de; hissettiğinizde büyük olasılıkla yanılmıyorsunuz.

Ancak elbette gereksiz kıskançlıklar, öfke krizleri, ego mücadeleleri, manipülasyon ve kontrol dayatmaları bu bilgiye dahil değil. Bilmek dediğimiz; evrenin işleyişine, üst düzlemdeki şekillenme haline, bilinçdışının en köklerinden sızan bilgeliğe dair bir eylem. Bu dünyanın geçici kazançlarını, ruhun ve bedenin kısa ömürlü zaferlerini kapsamıyor.

Bu nedenledir ki; bu yoğunlukta bir Akrep enerjisi ile gerçekleşen Uranüsyen bir dolunayın evrenin bilge ve akışı şekillendiren ruhları açısından pek çok kapıyı anda açıyor olacağını düşünüyorum. Hatta dolunayların genel bitiş çağrışımlarının aksine; bu seferki Boğa dolunayının bitirdiği, yepyeni bir başlangıç sürecinin bekleme aşaması olabilir. Önümüzde ihtimaller çoğalıyor, dünyanın ve toprağın bereketi bilinçdışı evrenin ırmaklarından besleniyor.

Tanımladığımız akış ve hareket Tillich’i doğrularcasına potansiyelden doğru. Yaratıma ve biçimlenmeye duruyoruz. Ve önümüzün karanlık olduğu her an, gözlerimizi kapatıp ırmağın bize sundukları için toprağa kanal olmak yeterli. Zaman; dünyayla, bize coşku verenle, hayat enerjisi müjdeleyenle ilişkilenme zamanı.

Çünkü bu günlerde aşk da irade de özgürlük de pek bir eş anlamlı.*

Beklenmeyeni beklediğiniz, öz bilgisi ve biçimlendirdiği net bir dolunay dileğiyle!

 

 

*Rollo May- Aşk ve İrade’den çağrışımla

 

 

https://lunardreamscape.wordpress.com/

Bir cevap yazın