9 Ekim 2018 Günü Terazi Burcunda Gerçekleşecek Olan Yeniay: Sevmenin ve İlişkilenmenin En Marifet İsteyen Hali4 Dk. Okuma

Sonbaharın bu en tatlı günlerinde, bir yandan gündemin yeni hızına adapte olmaya çalıştığımız diğer yandan akışla birlikte hiçbir şey eksik kalmasın diye kimi zaman gönülsüzce zorunluluklarımızı yerine getirdiğimiz bir süreçteyiz. Keyfimiz kimi zaman orta kimi zaman dalgalı; yine de geleceğe umutla bakmak, yeni güne dört elle sarılmak için elimizden geleni ardımıza koymuyoruz denilebilir.

Kozmik gündemimizin odağı ise oldukça net. Bol retrolu geçen yaz sürecinin ardından, bu sefer de gözler geri hareketine başlayan Venüs’te. Geçtiğimiz aylardaki mecburi yavaşlamamız ve başa sarıp sarıp durduğumuz, bitmek bilmez irdelemelerimiz yetmezmiş gibi; merceğimizi bu sefer de maddi manevi değerlerimize, sahip olduklarımıza, ortaklıklarımıza ve ilişkilerimize çeviriyoruz.

Özellikle ekonomik çerçeve açısından riskli geçmesi beklenen bu sürecin kimi soruları şimdiden apaçık belli:

  • Gerçekte neyi ya da kimi ne kadar istiyoruz?
  • Bu isteğin ne kadarı kovalamanın heyecanı ya da elde etme hırsı; ne kadarı saf bir güzelleştirme arzusundan besleniyor?
  • Bizim öz değerlerimiz neler ve bu değerler gerçekten özden mi geliyor?
  • Öz değerleri beslemede doğru kanallara yatırım yapıyor muyuz, yoksa beslediklerimiz sadece hasarlı örüntülerimiz mi?
  • İstediklerimizi almak, kendimizi sevilebilir ve değerli kılmak için ne kadar ileri gidebiliriz?

Bu anlamda, tüm Retro sürecinin ve bir nevi başlatıcı konumundaki 9 Ekim 2018 günü Terazi burcunda gerçekleşecek olan bu yeniay döneminin esas konu başlığı; hangi ilişkilerimizle -ve ilişkiyi var eden değerlerimizle- yol ayrımına geldiğimizin ya da gelmenin daha iyi olabileceğinin; hangi ilişkilerimizi ise dönüştürmemiz ve yapılandırmaya devam etmemizin yüksek iyiliğimize hizmet ettiğinin farkına varmak olacak.

Normal yeniayların aksine; bu dönem yeni bir ilişkiye başlamak, yeni değer setleri yaratmak, yeni yatırımlar yapmak ve düzen oluşturmak için çok elverişli değilse de; mevcutta sahip olduklarımızı biçimlendirebilmek, birikimlerimizi anlamlandırabilmek ve bize yaraşır bağlantılarımıza, yeni ve canlı bir zemin kazandırabilmek için oldukça uygun görünüyor.

Kavuşum Terazi burcunun 16. Derecesinde gerçekleşiyor, yükselen evinde de yine bu burcun etkisini kuvvetli biçimde görüyoruz. Yönetici Venüs’ün Akrep’te başlayıp Terazi’de sonlanacak geri hareketi de tabloya eklenince; önümüzdeki manzara oldukça netleşiyor açıkçası. Çünkü bu yeniay; sevmenin ve ilişkilenmenin en marifet isteyen hali. Bir nevi biz susacağız, ustalıklarımız konuşacak. Sürecin riskleri de en az kazanım potansiyeli kadar büyük.

Benim nazarımda bu dönem, her anlamda -en az- iki kişilik bir çoklu dönüşümler tiyatrosu. Her ipte en az iki cambaz, öncelikli ustalık ve marifet; dengeyi bozmadan kimi zaman tekil ama uyumlu, kimi zamansa eşzamanlı ve tek irade olarak hareket edebilmeyi kestirebilmekte.

Sınav böyle zorlu olunca; ister istemez doğal yeteneklerimiz ve pürüzlerimiz, ilişki seyrindeki kabiliyetimiz, erdemlerimiz, gereksinimlerimiz ve hedeflerimizden oluşan çok girdili bir denklem çıkıyor ortaya.

Zira karşımızdakinin en yüksek potansiyele odaklanmak, dahası buna güvenebilmek, değişmede ve değiştirmede gerektiği noktalarda dümeni sorgusuzca karşı tarafa teslim edebilmek kolay değil. Bilinen en yüksek güven ve yaratım halinin alacağı bir gelecek forma koşulsuzca kendini bırakabilmek; her şeyden önce yaşamaya dair bir cesaret istiyor.

Ve bilgelik.

Çünkü bilinçteki hayali zemin çizgimizin altında ve üzerinde, zaman zaman oldukça başka gündemler ile meşgul haldeyken; köklerimiz ve dallarımız yeri geldiğinde başka yönlere doğru uzamakta ve gelişmekteyken işin aslı; hangi adımı atacağını sezebilmek hayli güç iş. Hangi dalın uzağa, kendi olmaya ve yeni bir özgürlüğe; hangi dalınsa yeniden birbirinizi sarmaya, emekle ve hevesle, yorulmadan, ortak gövdenize doğru yönlenmesi gerektiğini içte bir yerde bilebilmek gerekiyor.

Ama işte aşklar da, ilişkiler de; günün sonunda birer yetenek işi. İstemek ya da iyi niyetli olmak yetmiyor. Gerekli yerde doğru inisiyatifleri kullanabilmek, uyumla doğru kararları alabilmek, yetersiz olduğun konularda kendini eğitebilmek, birbirini besleyebilmek ve yeni şeyler öğretebilmek önemli.

Kısacası hayatta her şey gibi ‘biz’ olmak da emek istiyor.

Gereken emeği vermekten korkmadığınız ve kalbinizi özgürce genişlettiğiniz bir yeniay dileğiyle!

Akışı berrak, bilgisi net olsun.

Herkese rastgele!

 

 

https://lunardreamscape.wordpress.com

Bir cevap yazın